Posts

Yalnız mıyız, Yoksa Yoksun mu?

Image
  Yalnızlığın her birimiz için farklı bir anlamı var… Arkadaşlarınızla, ailenizle, kalabalıklarla çevrili bir sosyal ortamda yalnızlık hissedebilirsiniz ya da dünyadaki en sevdiğiniz insanla birlikteyken bile yalnız hissediyor olabilirsiniz. Yalnızlık olgusuna pandemiyle birlikte başka boyutlar eklendi. Bir taraftan sağlığı korumak için izole olmamız gerekirken, diğer yandan uzaktan çalışma ve eğitim sistemleriyle tüm aile fertleriyle bir çatı altında sıkışıp kaldık. Aynı anda hem yalnız kalmayı çok istiyor hem de yalnız kalmış olmanın psikolojik problemlerini yaşıyor olabiliriz… Yalnızlık duygusunun garip bir sarmalı var. İki kişilik ev yaşamında bile, özel alanımızı koruyamadığımızdan, yalnız kalamamaktan şikayet ediyor olabiliriz. İnsan neden yalnız kalmayı ister ve neden yalnız olmak bir kabustur? Günümüz koşullarında hepimizin neredeyse istediğimiz her şeyi yapabilme özgürlüğü var. Peki özgürce hareket ettiğimiz özel alanımız var mı? varsa sınırları nerede? Etrafımızla aramız...

Müşteri Her Zaman Haklı Değildir!

Image
Dün akşam Twitter'da sevgili Önder Şeren'in paylaşımına rastladım. Son bir yılda, yani pandemi döneminde 189 motokurye hayatını kaybetmiş. " Biraz vicdanlı yorum yapın, ölüyoruz biz! " diye feryat edenlerinin sesini hangi müşteri ve işveren vicdanıyla duyuyor? Rekabet markaların ve işletmelerin kendini geliştirmesi için motive edici bir unsurdur. Ancak bu motivasyonun, insanlık adına kötü sonuçlanmaması da bir o kadar önemlidir. Rekabette öne çıkmak için hangi yollar mübahtır ve yapılacakların sınırı nerede biter? Burada bakılması gereken insanın kendi eliyle yarattığı ekonomik sistem içerisinde geldiği haldir. Aşağıdaki grafiği daha önceden Linkedin'de görmüştüm ve kendime sormuştum: İnsan kendine neden stresli, kaosu derin, sevgi ve şefkatten uzak, zorluklarla ve mücadelelerle dolu bir hayat yaratmak için uğraşır? Ve üstelik bunların da hiçbirini hayatında istemez; yani sözleri istemez ama eylemleri yapar . Sebebi çok basit. İnsan, her şeyi zekasıyla çözebilec...

Seçimlerimizle Ne Kadar Mutluyuz?

Image
  Psikiyatr Barry Schwartz büyüleyici bir kitap olan The Paradox of Choice ’da “mutluluğun sırrı beklentileri düşük tutmaktır” diyor ve ekliyor kanaatkâr olanlar yüksek beklentililerden daha mutludur! Yaşadığımız paradoksun da daha fazla seçeneğin olması sonucu ortaya çıktığından bahsediyor.   İçinde bulunduğumuz yüzyılın nimetlerinden olan biri de neredeyse sonsuz seçeneğe sahip oluşumuz ve seçme özgürlüğümüzün olması Ne yaman çelişki değil mi? Hayatımızın her alanında artan seçeneklerin karar vermemizi nasıl zorlaştırdığından, en iyiyi seçtiğimizi düşünürken neden aynı zamanda hayal kırıklığı hissettiğimizden bahsetmek istiyorum bu hafta. Kanaatkâr mısınız, yoksa yüksek beklentili mi? Üç yıl kadar önce Kanada’da katıldığım eğitimlerden birinde bize çalışmamız için bu konu verilmişti, kanaatkâr mısınız yoksa yüksek beklentili mi? Sınıfta benim dışımda Japonya’dan Brezilya’ya, Arjantin’e, Meksika’ya, Fransa’ya kadar pek çok farklı ülkeden gelen iş insanları bulunuyordu. Bazısı...